Doğum Kontrol Hapı 57 Yaşında

Tam 57 yıl önce bugünlerde dünyada ilk defa kadınları gebelikten güvenli bir biçimde koruyan ilk yöntem olan doğum kontrol hapları piyasaya sürüldü. Bu olayla birlikte bütün dünyadaki kadınların yaşamında önemli değişiklikler olmaya başladı. Artık kadınlar gebeliklerinin ve doğumlarının zamanını planlayabiliyor, bu sayede özel yaşamlarını daha kolay programlayabiliyor ve çalışıyorlarsa mesleklerinde istedikleri başarıyı yakalayabiliyorlar.

Gerçekte insanlık tarihi boyunca cinsel ilişki ile gebeliklerin bağlantısının kurulduğu andan itibaren istenmeyen gebeliklerden korunma için sayılamayacak kadar çok sayıda yöntem denenmişti. Yüzyıllar süren bu çalışmalara rağmen doğum kontrol haplarının piyasaya çıktığı güne kadar etkili, güvenilir ve kolay kullanılan bir yöntem bulunamamıştı. Şimdi bu çoğunlukla sağlığa zararlı ve sonuçta işe yaramayan yöntemleri anlatmayacağım. Günümüzde en etkili doğum kontrol yöntemleri spiral (rahim içi araç) kullanımı, kordonların bağlanması (tuba ligasyonu) ve doğum kontrol haplarıdır. Bunların dışındaki diğer korunma yöntemleri bazı inançların aksine kesinlikle güvenilir değildir.

Doktorları Bu Konuda Yönlendiren Kadınlar Oldu

Margaret Sanger
(Büyütmek için tıklayın)

Yirminci yüzyılın başlarında yani bütün dünyada etkili bir doğum kontrolu yöntemi bilinmediği zamanlarda durum şöyleydi; her ailede en az 5-6 çocuk vardı, yetimevleri tıka basa aileleri tarafından terkedilmiş çocuklarla doluydu ve kadınlara sokak aralarında doktor olmayan kişiler tarafından sağlıksız bir biçimde düşük yaptırılmaya çalışılıyordu. Çocuklarına bakabilecek ailelerde ise kadınlar tüm ailenin yükünü omuzlamış, çocuk bakımı, yemek pişirme ve temizlik gibi işler yüzünden evlerine hapsolmuş biçimdeydiler. Böyle bir zamanda evli bir kadın için mesleğinde ilerlemek gerçekleşmesi imkansız bir rüya olmalıydı. Bu yıllarda feminizm hareketlerinin neden güçlü olduğunu anlamak kolay. Kadınlar evlerine hapsolduğu gibi bir çok ülkede seçimlerde oy veremiyor, istekli olsa da yönetici olamıyor hatta otomobil kullanması bile toplumda hoş karşılanmıyordu.

1896 yılında A.B.D.’de Margaret Sanger 17 yaşındayken hasta annesine bakmak için devam ettiği liseyi bırakarak evine dönmüştü. Annesi 18 gebelik ve 11 doğumdan sonra verem ve rahim ağzı kanseri nedeniyle çok ağır hastaydı. Margaret, annesi vefat ettikten sonra hemşire okuluna girdi, böylece hem kendisinin hem de bütün dünyadaki kadınların yaşamını değiştirecek olaylar başlamış oldu. Margaret Sanger hemşire olduktan sonra annesinin durumundan etkilenerek doğum kontrolü yöntemleri üzerinde çalışmaya başladı. O dönemde etkili bir yöntem bilinmiyordu, en güvenilir yöntem “diafram” denilen spermlerin vajina içinde ilerlemesini engelleyen yöntemdi ve önce bunun yaygınlaşması için çalıştı. Bunun yanında A.B.D.’de ilk aile planlaması kliniklerinin kurulması için çalıştı. Bunlar hiç kolay olmuyordu, örneğin ilk kliniğinin açılmasından dokuz gün sonra polis burayı basmış ve Margaret Sanger bir ay hapis yatmak zorunda kalmıştı. Fakat bu kötü olay doktorların aile planlaması yöntemleri dağıtmasına izin verilmesiyle sonuçlandı.

Enovid
(Büyütmek için tıklayın)

Margaret Sanger, 1951 yılında araştırmacı Gregory Pincus ile New York’ta yediği bir iş yemeğinden sonra kurduğu vakıf aracılığı ile gebeliği önleyecek bir ilaç üzerinde çalışmak üzere bir miktar maddi yardımda bulunma konusunda anlaştı. Böylece dünyada ilk defa doğum kontrolü hapları üzerinde çalışmalar başlamış oldu. Bu arada zaman içinde araştırmalar için maddi kaynaklar yetersiz kalmaya başlamıştı. İmdada vefat eden eşinden çok yüklü miktarda miras kalan ve kadınların oy verme hakkını savunan aktivistlerden biri olan biyolog Katharine Dexter McCormick yetişti. Katharine Dexter McCormick, bu projenin devamı için o devre göre yeterince fazla olan iki milyon dolar verdi. Bu parayla Gregory Pincus ekibini güçlendirdi ve tüm dünyadaki meslektaşlarından yardım alma fırsatı buldu.

Yıllar süren araştırmalar ve klinik deneylerden sonra 1956 yılında doğru kimyasal formül bulundu. Dünyanın bu ilk doğum kontrol hapına “Enovid” adı uygun görüldü ve Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından 1956 yılında ilk olarak adet düzensizliklerinin tedavisinde kullanılması için onay verildi. Enovid yıllar içinde yeteri kadar güvenli bir doğum kontrol hapı olduğunu da kanıtladı ve yine FDA tarafından 1960 yılında istenmeyen gebeliklerin engellenmesi için de kullanımına izin verildi. ABD’de dönemin tutucu ortamı yüzünden 1972 yılına kadar doğum kontrol haplarının bekar kadınlara satışı yasaktı.

Doğum Kontrol Hapları Dünyayı Yeniden Biçimlendirdi

Günümüz dünyasında kadınlara hem evlerinde hem de iş yaşamlarında çok farklı görevler verilmiş durumda. Bu durumda bir kadın için güvenli bir doğum kontrolü yöntemi kullanmak ve gebeliklerin zamanlamasını doğru yapabilmek çok önemli. Son 50 yıldan beri özellikle genç, aktif ve evli olmayan (çocuk sahibi olmamış) kadınların istenmeyen gebeliklerden korunmak için kullandığı en uygun yöntem doğum kontrol haplarıdır. Doğum kontrol hapları, matbaanın veya cep telefonunun icat edilmesi gibi dünyada yaşam biçimini değiştiren önemli bir buluş oldu. Doğum kontrol hapları sayesinde zamansız doğumlar, yeterli bakım göremeyen veya beslenmesi iyi olmayan çocukların ortaya çıkması ve sonuçta sağlıksız bir toplum yapısı engellenmiş oldu.

Doğum kontrol hapları içerdikleri düşük dozlu hormonlar sayesinde kadınlarda yumurtalıklarda her ay olan yumurtlamayı durdurarak etki gösterirler. Doğum kontrol haplarının kullanımı sırasında zaman içinde rahim içinde gebeliğin yerleştiği dokularda incelme ve rahim ağzında bulunan sıvılarda yoğunluk artışı olarak gebeliklerden koruma etkisi giderek güçlenir. Bu hapların birbirlerinin etkilerini güçlendiren ve bunun yanında bazı yan etkilerin de azalmasını sağlayan iki sentetik hormondan oluşur. Bu haplar 21 tabletten oluşan kutularla satılır ve her gün bir hap alınarak kullanılır. Hapların günün aynı saatinde alınmasına özen gösterilmesi gereklidir ve çoğunlukla kutunun bitiminde 7 gün ara verilir. Hap kullanımını tamamen bırakılmak istendiği durumlarda, acil bir durum yoksa, kutunun tamamı yani 21 hap bittikten sonra bırakılması uygun olacaktır.

Doğum kontrol haplarının sadece istenmeyen gebelikler açısından değil ayrıca başka sağlık konularında da yararları da var. Örneğin adetlerin miktarını azaltarak kadınlarda sıklıkla görülen demir eksikliğine bağlı kansızlığı engeller. Hormonları düzenleme etkisi nedeniyle vücuttaki aşırı kıllanmayı engeller ve adet sancılarını azaltır. Yumurtalık ve rahim içindeki dokuları baskı altında tuttuğu için bu organlara ait kanserlerin görülme sıklığını azaltır. Doğum kontrol hapları ayrıca bazı iyi huylu meme hastalıklarında da yakınmaları azaltır. Doğum kontrol haplarının yan etkileri de yok değil hatta çok nadir de olsa ölümle sonuçlanan sorunlara da yol açabiliyor. Fakat doğum kontrol haplarının genel olarak kadın ve toplum sağlığı üzerindeki etkisi tarihte hiç bir ilaçta görülmemiş biçimde güçlü. Sonuçta doğum kontrol hapları uygun ve kontrollü bir biçimde kullanıldığında son 50 yıldır kadınların yaşam kalitesini çok yükselten bir gebelikten korunma yöntemi.Son

Op. Dr. Serdar Sarı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

You may also like...