G Noktası’nın Yeniden Keşfi

G Noktası'nın Yeniden Keşfi
G Noktası'nın Yeniden Keşfi

İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Almanya’da jinekolog olarak çalışan Ernst Grafenberg savaşın ülkesindeki yaşama koşullarını kötüleştirmesi nedeniyle A.B.D.’ye göç etti. Burada başarılı bir jinekolog olarak tanınan Grafenberg’in gördüğü iki hastanın anlattığı ilginç bir olay kafasını kurcalamaya başladı. Bu kadınlar idrar yollarına (üretra) soktukları saç tokaları ile cinsel açıdan uyarılabildiklerini söylemişlerdi. O zamana kadar kadınlarda vajina ve klitorisin cinsel zevkin kaynaklarından en önemlileri olduğu biliniyordu. Bu yeni cinsel haz kaynağı, yani üretra, sadece Grafenberg için değil bütün tıp dünyası için bir yeni bir bilgiydi.

Grafenberg bu bulgusunu 1950 yılında tıbbi bir makale haline getirdi ve bir tıp dergisinde yayınlanmasını sağladı. Bu makale ile birlikte günümüze kadar süren bir tartışma da başlamış oldu. Elli yıldan fazladır bütün dünyada sayısız jinekolog ve seksolog “Üretra bir cinsel haz kaynağı olabilir mi?” sorusuna yanıt bulmaya çalıştı. Grafenberg bu ünlü makalesinde cinsel hazzın kaynağının üretra etrafında bulunan bezlerin (tıptaki adıyla Skene bezleri) olduğunu iddia ediyordu. Buna karşın makalenin yayınlanmasından bu yana birçok uzman bu görüşe karşı çıktılar, bunlar cinsel hazzın kaynağının sadece klitoris ve vajina olduğunu söylüyorlardı. 1957 yılında Ernst Grafenberg öldüğünde tıp dünyası bu konuda ikiye bölünmüş durumdaydı.

G Noktası Miti

Cinsel sağlık konusundaki dünyadaki ilk ciddi ve büyük araştırmaları yapan Kinsey ile Masters ve Johnson kadınlarda vajina içinde uyarılabilir ayrı bir bölgenin olduğu konusunda Grafenberg’in görüşlerini desteklediler. Bu bilim adamları bu bölgeye doktor Grafenberg’in isminin baş harfini kullanarak G Noktası ismini verdiler ve bir cinsel sağlık miti başladı. Böylece doktorlar, kadınlar ve erkek arkadaşları için ilgi çekici bir konu ortaya atılmış oldu. Böyle bir nokta veya bölge varsa bunun uyarılması ile kadınlar için cinsel sağlıkla ilgili birçok sorunun kolayca çözüleceği konusunda umutlar oluştu. Böylece cinsel ilişki sırasında isteksizlik duyan ve orgazm olmayı başaramayan birçok kadın için etkili bir çözüm yolu ortaya çıkmış oldu.

G Noktası
Birçok tıbbi kaynağa göre G Noktası vajina içinde idrar yollarının (üretra) hemen arkasında bulunur.

Bu konudaki en büyük engel, günümüze kadar tıpta kadın cinselliği konusundaki bilgilerin oldukça çoğalmasına rağmen bu konuda kesin bir sonuca ulaşılamamış olması. Bilindiği kadarıyla yukarıda bahsettiğimiz Skene bezleri erkeklerde idrar yolları etrafındaki prostat bezinin kadınlardaki eşdeğeri. Erkeklerde prostat cinsel ilişki sırasında önemli bir rol oynuyor. Birincisi prostat erkeklerde cinsel haz kaynağı olabilen bir organ. Prostat masajı denilen yöntemle erkeklerde cinsel uyarılma ve orgazm sağlamak olanaklı. Bunun yanında cinsel ilişki sırasında prostat bezinden salgılanan sıvı meni içinde önemli bir yere sahip. Bu durum neden kadınlar için de geçerli olmasın? Yani prostat eşdeğeri olan Skene bezleri kadınlarda cinsel uyarılma kaynağı olabilir.

Skene bezleri bilindiği kadarıyla kadınlarda cinsel ilişki sırasında az veya çok genişlemekte ve salgıları artmakta. Cinsel uyarılma sırasında bu salgı kadınlarda idrar yollarının en dış kısmında dışarıya boşalır, böylece cinsel ilişki sırasında vajina etrafında oluşan salgıların bir kısmını oluşturur. Bu durum zaten birçok dikkatli kadın tarafından iyi bilinen bir konu. kadınlarda cinsel uyarılma sırasında Skene bezlerinin genişlemekte olduğunu vajina içinde 2-5 santim derinlikte ve önde parmakla hissetmek olanaklı. Bu durumda G noktası denilen bölge Skene bezleri mi?

Kadınlarda Orgazm Sorunları Çözüldü mü?

Bu kolay çözüme ulaşmadan önce çok dikkatli bir biçimde düşünmeliyiz. G Noktası’nın varlığı konusunda kesin bilimsel kanıtlara ulaşmamız gerekli. Bu konuda elde edilen kanıtlardan en önemlisi çok yakın bir zamanda İtalya’dan geldi. Bu ülkede L’Aquila Üniversitesi’nde çalışan Dr. Emmanuele Jannini basit bir yöntem kullanarak bazı önemli sonuçlara ulaştı. Dr. Jannini cinsel ilişki sırasında kolay orgazm olduğunu söyleyen kadınlarda vajina yoluyla çubuk biçiminde bir aletle ultrason (vajinal ultrason) yaparak Skene bezlerinin bulunduğu bölgenin daha kalın olduğunu gördü. Böylece ilk kez tıbbi yönden elde tutulur veriler elde edilmiş oldu. Böylece orgazm olmama sorunu yaşayan kadınlarda tanı ve tedaviye yardımcı olabilecek basit bir yöntem ortaya atılmış oldu.

Bu araştırma hakkında yapılan ilk eleştiriler yöntemin uygulandığı kadınların sayısındaki azlık oldu. Gerçekten bu araştırma sırasında sadece yirmi kadar kadında ölçüm yapılmış olması istatistik bilimi açısından yetersiz. Kadınların büyük bir kısmını ilgilendiren bu konuda karar verebilmek için çok daha fazla sayıda kadın üzerinde ölçüm yapılması ve bunun istatistik açısından önemli bulunması gerekli. Her ne kadar bu bilimsel çalışmanın sonuçları bu konuda çok başlangıç aşamasında olsa da en azından nereye bakmamız gerektiği konusunda öncü bir özelliği var. Böylece doktorlar ve diğer ilgili uzmanlar nereye bakacakları konusunda bir fikir sahibi olmuş oldular.

Anlaşılan bundan sonra herkes tekrar Skene bezleri üzerine odaklanacak. Fakat unutulmaması gereken bir konu, G Noktası olarak adlandırılan bu bölgenin kadın vücudunda uyarılabilen tek bölge olmaması. Sonuçta eskiden beri bilinen erojen bölgeler önemini korumaya devam ediyor. Bu nedenle G Noktası’nın varlığı yüzünden cinsel uyarılmayı ve cinsel ilişkiyi bir düğmeye basıp sonucu almak gibi basit bir düşünceye indirgememek gerekli. Eskiden beri kadınlar ve erkekler cinsel ilişki sırasında yapılması gerekenleri az veya çok biliyorlar. G Noktası’nın keşfi böylece cinsel yaşamlarında sorun yaşamayan kadınlarla ilgili olmayacak. G Noktası cinsel sorunlar yaşayan, orgazm olamayan kadınların istenilen sonuca ulaşmasında yararlı olacak.

G noktasının varlığı kesinleşmese bile kadın ve erkeklerin bu konudaki bilgilerini denemelerinde bir zarar yok. Vajinanın ön tarafında bulunan Skene bezlerinin masajı ile yaratılan cinsel uyarılma biçimi, eskiden beri bildiğimiz diğerleriyle birlikte önemli bir başka seçenek. Bazı şanslı durumlarda kadınlarda cinsel uyarılma ile Skene bezlerinde de genişleme olur ve bunu vajina içinde ön tarafta yaklaşık 2-5 cm derinlikte parmağınızla hissedebilirsiniz. Bu şişkinlik üzerine bir veya iki parmağınızla yapacağınız masaj ile kadınlarda cinsel uyarımı artırabilirsiniz. Bunu bir çok cinsel ilişki pozisyonunda başarabilirsiniz.Son

Kaynaklar
1. Measurement of the Thickness of the Urethrovaginal Space in Women with or without Vaginal Orgasm, Emmanuele A. Jannini, MD ve ark., The Journal of Sexual Medicine, Volume 5 Issue 3 Page 610-618, March 2008
2. Dr. Ernst Grafenberg’in orijinal makalesi: http://doctorg.com/

Op. Dr. Serdar Sarı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

You may also like...