|
Dış Organlar
Kadın cinsel organlarının dışarıda olan kısımları, organların etrafındaki cilt ve cilt katlantıları, idrar yolu çıkışı, vajina girişi ve makat (anüs) bölgesinden oluşur. Dış organların etrafındaki cilt üzerinde özellikle ön tarafta kısmen seyrek kıllar bulunur. Bu kılların kapladığı alan kadınlarda önden ters üçgen biçiminde görülür. Kadın vücudunun bu kısmına bazı kaynaklarda "Venüs Üçgeni" dendiğini göreceksiniz. Bu kıllar kadınlarda çocukluk yaşlarda başlar ve cinsel olgunlaşmanın ilk belirtilerinden biridir. Önde bu bölge altta yerleşen yağ dokusu nedeniyle etraftaki ciltten bir miktar kabarıktır. Uygun olmayan kişisel hijyen nedeniyle bazen buradaki kılların köklerinden kaynaklanan önemli iltihaplar görülebilir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için kişisel hijyen sayfasını okuyabilirsiniz.
Klitoris
Bu kabarık ön kısımda bulunan kıllar aşağıda halk arasında büyük dudaklar denilen kısımda seyrekleşerek devam eder. Bu kısımda orta hatta daha ince ve vajina ve idrar yollarını bir kapak gibi kapatan deri katlantısı vardır. Bunlara halk arasında küçük dudaklar denir ve bunlar cinsel organların girişini kapatarak az yada çok bir koruyuculuk sağlar. Bu küçük dudaklar denilen iki deri katlantısının önde birleşim yerinin hemen arkasında klitoris bulunur. Klitoris erkeklerdeki penis gibi cinsel ilişki sırasında sertleşebilen bir organdır. Gerçi bu sertleşme çok belirgin olmaz ama kadınların cinsel ilişki sırasında aldığı hazzı artırır ve orgazm olmasını kolaylaştırır.
İdrar Yolları
Klitorisin hemen arkasında idrar yolları çıkışı ve vajina girişi vardır. Dış idrar yolları kadınlarda erkeklerden çok kısadır ve yaklaşık 5 cm. kadardır. Kadınlarda idrar yolu iltihapları çok kolay biçimde derinlerde bulunan idrar yollarına ve cinsiyet organlarına doğru ilerleyecektir. Cinsel ilişki yoluyla bulaşan mikropların çoğunluğu kendi hareket organları sayesinde içerideki organlara doğru ilerleme özelliğine sahiptirler. Bunlar kadınlarda cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklara karşı direncin az olmasına neden olur.
Skene Bezleri ve G Noktası
Kadınlarda üretra etrafında vajina girişinin yaklaşık 2-5 cm. uzağında, erkeklerde bulunan prostat bezinin eşdeğeri olarak kabul edilen bir bez bulunur. Bu beze tıpta Skene bezleri denmektedir. Bu bezin oluşturduğu sıvı idrar yollarının çıkışının her iki tarafında bulunan küçük açıklıklardan dışarı boşalır. Skene bezleri cinsel uyarı sırasında genişler ve salgı yapmaya başlar. Bu salgı dışarıda vajen girişine boşaldığından cinsel ilişkiyi kolaylaştırır. Bunun yanında Skene bezlerinin kadınlarda cinsel uyarılma kaynağı olduğu, hatta G Noktası olarak bilinen bölgenin burası olduğu iddia edilmektedir. Bu bez bazı kadınlarda cinsel uyarılma sırasında vajina içinde önde ve yaklaşık 2-5 santimetre geride bir kabarıklık olarak hissedilebilir. G noktasının savunucularına göre bu bölgenin uygun biçimde masajı ile kadınlarda cinsel uyarılma artacak hatta orgazm kolaylaşacaktır.
Kızlık Zarı
Vajinanın girişinde kızlık zarı (himen) denilen deri katlantısı bulunur. Kızlık zarıyla ilgili ayrıntılı bilgi için ilgili sayfayı okuyabilirsiniz. Kızlık zarı bir deri katlantısıdır ve bilindiği kadarıyla bir görevi yoktur ve sadece bebeklerin anne karnındaki gelişimleri sırasında oluşan bir kalıntıdır. Kızlık zarının önemi daha çok toplumsal nedenlerden kaynaklanmaktadır.
Vajina
Vajina rahim ile dışarısı arasında bağlantı sağlayan erişkin kadınlarda yaklaşık 10 cm. uzunluğunda olan bir kanaldır. İçinde az miktarda salgı yapabilen yassı ve kaygan yüzeyli hücrelerden oluşan koruyucu bir tabaka vardır. Vajina adet kanının ve doğum sırasında bebeğin dışarı gelmesini sağlar. Vajinanın içteki ucu rahmin boyun denilen kısmına tutunur ve leğen kemiği içindeki kas ve bağ dokularının etkisiyle rahimle birlikte askıda kalır. Böylece bu yapıyı bozan örneğin zor bir doğum veya menopoz gibi etkenlerle mesane ve rahmin aşağıya doğru yer değiştirmesiyle vajinada da yapı bozuklukları görülebilir.
Vajina kendine özgü yapısı sayesinde kadınlarda cinsel ilişkinin olmasını sağlar. Vajinanın girişinde her iki tarafta Bartolin Bezi denilen salgı bezleri vardır. Bunlar özellikle cinsel uyarılma sırasında içlerindeki salgıyı dışarı boşaltarak vajina girişinde kayganlık olmasını sağlarlar.
Vajina iltihabi hastalıkların yarleşmesi için çok uygun bir ortam sağlar. Buranın sıcak ve nemli ortamı özellikle kişisel hijyenine dikkat etmeyen kadınlarda bir çok mikrobun kolayca yerleşmesini sağlayabilir. Vajinada rahatsız edecek kadar fazla olmayan, pis koku yapmayan ve beyaz renkli bir akıntı olması beklenen bir durumdur. Bunun dışındaki durumlarda en başta iltihabi hastalıklar olmak üzere bir çok hastalıktan şüphelenilmelidir.
Yazı aşağıda devam ediyor... |
|
|
Yazının devamı
İç Cinsel Organlar
Rahim, yumurtalıklar ve bunlar arasında bağlantı sağlayan tüpler kadınların iç cinsel organlarını oluşturur. Bu organların asıl görevi gebeliğin oluşmasını ve devamını sağlamaktır. Doğurgan yaştaki kadınlarda yumurtalıklardan genellikle her ay bir yumurta üretilir. Bu yumurta cinsel ilişki sonrası döllenirse, yani erkek hücreleri (spermler) yumurta içine girerse bölünmelerle çoğalma başlar. Bu biçimde içinde bölünmeler başlayan yumurta hücresi daha sonra tubalar yardımıyla rahim içine taşınır.
Rahim
Rahim vajinanın hemen bitiminde ters armut biçiminde tepe kısmı geniş içi boş bir organdır. Rahim içini görevi gebeliğin tutunmasını ve devamını sağlamak olan özel bir doku kaplar. Bu doku özellikle yumurtlama sırasında kalınlaşır ve olgunlaşır, gebeliğin olmadığı durumlarda ise yapısı bozulur ve kanama ile dökülür. Bu kanamaya "Adet" denir ve en sıklıkla 28 günde bir görülür. Rahmin içindeki boşluk ters üçgen biçimdedir, gebelik yerleştiğinde rahim salgılanan hormonların etkisiyle gebeliğe uygun olarak büyür. Bu büyüme gebelik miadına geldiğinde en son sınırdadır. Doğum sancılarının başlaması ile rahim kasılarak bebeği dişarı atar, buna normal doğum denir.
Rahim ağzı (Serviks) cinsel ilişki veya iltihabi hastalıklar sırasında etkilendiği için kendine özgü hastalıklara sahip olur. Örneğin müzminleşmiş iltihaplar rahim ağzının büyümesini ve kötü bir akıntının oluşmasını sağlar. Cinsel yönden aktif kadınlarda da rahim ağzında burayı döşeyen dokuların değişimi sonucunda kanser veya öncü yaralar oluşabilir. Bu tip hastalıkların tanısında yayma tetkiki (Smear) çok yararlı olacaktır.
Tubalar
Tubalar rahmin her iki yanında içinde spermin hareket edebileceği bir kanal olan bir organdır. Tubaların ucunda bulunan püskül gibi uzantılar yumurta hücresinin yumurtalıktan çıkar çıkmaz yakalanmasında işe yarar. Tubalar içinde bulunan döşeyici doku üzerindeki gözle görülemeyecek kadar küçük çıkıntılar ise yumurtalıklardan çıkan yumurtanın rahme doğru taşınmasını sağlar. Sonuçta tubalar gebeliğin oluşmasında çok önemli etkisi olan organlardır. Tubalarda tıkanıklık olması veya iltihabi hastalıklar ya da cerrahi işlemler sonrası çalışmalarının bozulması önemli kısırlık nedenlerinden biridir. Bunun yanında yeterli sayıda çocuğu olan kadınlarda tubaların kapatılması etkili ve yan etkisi olmayan bir doğum kontrolü yöntemidir.
Yumurtalıklar
Bunlar rahmin iki yanında tubaların bitiş noktasında bulunurlar, yaklaşık 3 cm boyunda iğ biçiminde organlardır. Yumurtalıklar çalışmaları sırasında birçok hormonun salgılanmasını sağlayarak çok önemli bir iş yapmış olurlar. Bu hormonlar kadınlarda cinsel sağlık, yumurtlamanın düzenli olarak olması ve gebeliğin devamı gibi birçok işlevi sağlar. Yumurtalık içinde, bir kadın daha anne karnında bir bebek iken çok sayıda yumurta hücresi oluşur. Bu hücreler kadının çocukluk yaşamı boyunca uykuda kalırlar, daha sonra yumurtlama başladığında her ay bir veya iki tanesi gelişerek yumurta hücresi oluştururlar. Bazı dönemlerde yumurtlama birçok nedenden dolayı duraklayabilir, bu durumda gebelik oluşmaz ve kısırlık denilen durum olabilir. Yumurtlama kadın menopoza girdiğinde bir daha başlamamak üzere duracaktır.
|
|
|
|