YUKARI
Sorun Bitti
  oSite Haritası
ANASAYFA
Cinsellik
Gebelik
Menopoz
Haberler
Bağlantılar
İletişim
Kişisel Hijyen
Biliyorsunuz Türk hamamları bütün dünyaca tanınır, belki de yüzlerce yildan beri Türkler temizlik konusunda diğer toplumlara örnek olmuşlardır. Bu gerçeği hepimiz biliyoruz
ama çevremizde kişisel hijyene dikkat etmeyen çok sayıda insan da görüyoruz. Acaba Türklerin temizlik anlayışları zaman içinde değişti mi? Bence Türklerin temizlik anlayışı zaman içinde değişmedi fakat geri kaldı. Türklerin temizlik yöntemleri yüzyillar içinde temizlik seçeneklerinin çoğalmasına ve akan sıcak su bulma olanaklarının artmasına rağmen değişmedi. Toplumun sayıca fazla kısmında zaman içinde öğrenilen mikroplarla ilgili bilgilere veya akan su ile temizlik kurallarına uyum sağlanamadı.
Özellikle kırsal kesimde çevre temizliği ve kişisel temizlik konularında genel bir ilerleme sağlanamadı. Hala tuvaletler evlerin dışında yapılmakta veya evlerin içinde akar su bulunmamakta. Kentlerde bile bazı semtlerde benzer biçimde çağdaş kişisel hijyen kurallarına uygun olmadan yaşanan evler var. Ne yazık ki 21. yüzyılı yaşadığımız bu günlerde temizlik konusunda ülkemizdeki görünüm böyle.

İlk önemli kural elleri sık yıkamak
Evet ellerinizi sık yıkamalısınız. Özellikle yemeklerden önce ve sonra ellerinizi yıkamanız sizi birçok hastalıktan koruyacaktır. Bunun yanında dışarıdan eve geldiğinizde, tuvaletten çıktığınızda veya evde temizlik yaptıktan sonra ellerinizi yıkamayı unutmayın. Ellerinizi yıkarken bol sıcak su ve saf sabun kullanabilirsiniz. Eller üzerinde cildin gözenekleri içinde birçok zararsız hatta bu dokuları koruduğu için yararlı denilebilecek mikroplar vardır. Piyasada satılan el temizliği için kullanılması önerilen mikrop öldürücü (antiseptik) maddeler içeren sıvılar veya sabunlar, bu yararlı mikropları kısmen de olsa öldüreceğinden gündelik olarak kullanılmamalıdır. Bu temizlik maddeleri ayrıca içerdikleri kimyasal maddeler nedeniyle cildinizde allerji yapabilir. Bu yüzden cildinizin temizliği söz konusu olduğunda sadece katkısız sabun gibi doğal maddeler kullanmalısınız.

Banyo Alışkanlığı
Her gün banyo yapmalısınız veya en azından kısa süreli bir duş almalısınız. Sık banyo yapmak cildinize ve saçınıza çok iyi gelecektir. Banyo yaparken yine yukarıda anlattığımız nedenlerden dolayı sabun veya katkısız temizlik maddeleri kullanmanız gereklidir. Aslında sabun gibi maddeler saçların temizliğinde kullanıldığında belki kozmetik yönden iyi sonuçlar alınamayabilir. Bu yüzden şampuan kullanacaksanız aldığınız ürünün az katkılı ve tanınmış bir markanın kaliteli bir ürünü olmasına dikkat edin.

Kadınların oturarak banyo yapması banyodan mikropların cinsel organlara bulaşmasına neden olabilir. Bu nedenle kadınların özellikle ayakta banyo yapılması gerekli. Kadınlarda hem ciltte hem de üreme organlarında yerleşen mantar gibi iltihabi hastalıklarin en önemli bulaşma yollarından biri banyo ve tuvaletlerdir. Bunun yanında aşırı temizlik yapmak, özellikle vajinayı suyla veya başka bir sıvıyla yıkamak bu bölgenin doğal dengesini bozacağından son derece zararlıdır. Aşırı temizlik yapılırsa vajinada fırsatçı iltihaplar oluşabilir (vajinitler) veya nedeni belirsiz kasık ağrıları gibi birçok sorunla karşılaşabilirsiniz.

Vücuttaki kılların temizliği için toplumda çoğunlukla jilet veya ağda kullanılır. Aslında bu yöntemlerle ilk anda yeterli sonuç alınıyor gibi görünse de zaman içindeki yarattıkları etkiler çok kötü olabilmektedir. Örneğin kıl kökü iltihapları veya küçük kesikler nedeniyle cilt iltihapları çok sık görülür. Vücut kıllarının, özellikle cinsel organların yakınındaki kılların temizliği için bu yöntemler önerilmez. Bu kılların temizliği için piyasada özellikle erkeklerin bıyık veya sakal düzeltmesi için satılan motorlu küçük kıl kesme aletleri idealdir. Cinsel organlarla ilgili olmayan, örneğin koltuk altı kılları için de isterseniz kıl dökücü kremler kullanabilirsiniz.

Banyonuzu sık olarak temizleyin, bu sırada normal temizlik maddelerinin yanında antiseptik özelliği olan çamaşır suyu da kullanmalısınız. Özellikle banyo küvetleri ve musluklar gibi yerler mikropların üremesi ve yayılmasını engellemek için temiz tutulmalıdır. Banyonuzun duvarlarının tavana kadar fayans gibi kolay temizlenebilen bir malzemeyle döşeli olması daha sıhhi olacaktır. Ayrıca dolapların ayaklı veya tekerlekli olması da zeminin temizliğini kolaylaştıracaktır.

Yazı aşağıda devam ediyor...
Yazının devamı

En tehlikeli yerler tuvaletler
Evlerde veya işyerlerinde en kirli yerler tuvaletlerdir. Sonuçta insan vücudunda üretilen kirli atıkların yoğun olarak bulunduğu tuvaletler çoğu zaman hastalıkların da başlangıç yerleridir. Kapı kolları, musluklar, lavabolar veya tuvalet taşı sık temizlenseler de çok sayıda mikrop barındırırlar. Bîr insan için en tehlikeli mikroplar yine başka hasta bir insanın vücudundan dışarı atılmış türlerdir. Tuvaletler de bu mikropları barındırdığından bulaşıcı hastaliklar açısından çok tehlikeli olacaktır. Bu durumu gözönünde bulundurarak özellikle yabancı yerlerde tuvaleti kullanırken çok dikkatli olmalısınız.

Biliyorsunuz birçok kişi tuvalet sırasında eliyle taharetlenir, yani temizlik yapar. Bunun için Türkiye'deki tuvaletlerde yere yakın musluk bulunur. Alafranga tuvaletlerin de içine su akıtan bir musluk monte edilmiştir. Tuvaletleri kullananlar böyle temizlik yaptıktan sonra ellerini yıkamak için musluklara daha sonra da etraftaki eşyalara ve kapı kollarına dokunurlar. Bu durumda ellerine bulaşan pislikleri ve mikropları etrafa dağıtırlar. Mideniz bulandı değil mi? Sonuçta böylece Türkiye'deki tuvaletler temiz görünseler de kirli olmaya devam ediyorlar. Bu kadar insanın tuvalet alışkanlıklarını nasıl değiştiririz bilmiyorum ama hiç olmazsa siz doğrusunu yapın. Birinci olarak tuvaletten sonra vücudunuzun temizliğini suyla ve elle yapmamalısınız. Temizlik için tuvalet kağıdı kullanmalısınız. Sonuçta kağıt herşeyi temizlemeyebilir ama ayrıca hergün banyo yapmanız temizliğin tamamlanmasını sağlayacaktır. Bu sayede inanın herkesten daha iyi temizlik yapmış ayrıca etrafı da kirletmemiş olacaksınız.

Korkmayın!
Gerçekte vücudumuz, cildimizin yapısı, salgılar veya kanda bulunan hücreler ve bağışıklık sistemi nedeniyle mikroplara karşı oldukça dayanıklıdır. Böylece vücudumuza mikroplar girse de savunma sistemleri bunları etkisiz hale getirir. Fakat bazen mikropların çok güçlü olması durumunda veya savunma sistemimiz zayıflamiş ise iltihap hastalıkları ortaya çikar. Sonuçta hepimiz belli aralıklarla iltihap hastalıklari geçiririz. Fakat alacağımız basit önlemlerle hastalıklardan korunabiliriz ya da hastalıkları hafif atlatırız. Aşırı temizlik ise tersine hastalıkları azaltmaz biçim değiştirmesine neden olur. Bu yüzden bilinen temizlik yöntemlerinin dışına çıkmayın.
Kişisel hijyenin yeterli olması için karmaşık yöntemler veya pahalı temizlik maddeleri gerekmez. Her evde bulunan basit temizlik maddeleri ve kolay yöntemlerle temiz ve sağlıklı kalabilir- siniz.
  © 2007 Op. Dr. Serdar Sarı