YUKARI
Sorun Bitti
  oSite Haritası
ANASAYFA
Cinsellik
Gebelik
Menopoz
Haberler
Bağlantılar
İletişim
Sezaryen Doğum
Normal yolla olması olanaksız veya riskli doğumlarda annenin karnında kesi yapılarak bebek doğurtulur. Buna sezaryen doğum denir. Bir söylentiye göre Roma İmparatoru Sezar'ın
doğumu böyle olmuştur ve "sezaryen" ismi buradan gelmektedir. Tarihçilere göre böyle bir olay olmamışsa da bu söylenti bu doğum biçimine isim vermiş durumda. Sezaryen ancak bu yüzyılın başında uygun cerrahi yöntemlerin, anestezinin ve antibiyotiklerin kullanıma girmesiyle güvenli olarak yapılmaya başlanmıştır. Bu yöntem sayesinde son yüzyıl içinde doğumda anne ve bebek ölümlerinin büyük oranda önüne geçilmiştir.

Sezaryen Neden Yapılır?
Normal doğum mu? Sezaryen mi? Doğum biçimi için aile veya ilgili doktor tarafından keyfi bir seçim yapmak yanlış olacaktır. Sezaryen doğum başlangıçta aile için daha kolay gibi görünse de anestezi ilaçları ve ameliyata ait riskler nedeniyle normal doğuma göre daha tehlikelidir. En iyisi doğum anında karar vermek, doğumun en sağlıklı olacağı yöntemi tercih etmektir.

Normal doğum yerine sezaryenle doğum olup olmayacağına bazı durumlarda karar vermek zordur. Bunun yanında normal doğum fikrine körü körüne bağlı olunmamalıdır. Bazı durumlarda da doğum takibi sırasında sezaryen yapılması gerekliliği kaçınılmaz olarak ortaya çıkar. Bu durumların bazıları şunlardır: annenin kemik yapısının doğuma elverişsiz olması, plasentanın rahim ağzını tam veya yarım kapatması veya erken ayrılması, bebeğin yan duruşta olması, bebeğin yapısının iri olması, duruşu bozuk olan çoğul gebelikler, bebek kalp atışlarının bozuk olması. Çok zor olan bir normal doğum yerine sezaryenle doğum yapılması uygun olacaktır.

Ameliyat kararı alındıktan sonra anestezinin biçimine de karar vermek gerekir. Eskiden beri bu tip ameliyatlarda genel anestezi tercih edilir. Son zamanlarda ise bazı merkezlerde gebe kadının bilincinin açık olduğu fakat bel altı düzeyinde uyuşukluk yaratan "spinal anestezi" kullanılmaktadır. Bu yöntemin avantajı genel anesteziye bağlı bağırsak hareketlerinin yavaşlaması, solunum zorlukları gibi yan etkilerin olmamasıdır.

Yazı aşağıda devam ediyor...
Yazının devamı
Sezaryen Nasıl Yapılır?
Sezaryen ameliyatına günümüzde genellikle karın cildinde sağ ve sol kasık arasında yan bir kesi yapılarak başlanır. Karın duvarını oluşturan kaslar da açıldıktan sonra rahim üzerinde yine alt düzeyde ve yan bir kesi yapılarak bebek çıkarılır. Plasentanın yani çocuğun anne ile bağlantısını sağlayan organın alınmasından sonra da kesilen bu dokular yeniden onarılır. Aslında görüldüğü gibi uzman kişilerce yapılması koşuluyla sezaryen ameliyatı diğer ameliyatlara göre daha basittir.

Genellikle doğurgan dönemde yaşamlarının genç ve sağlıklı dönemlerinde olan kadınlar sezaryen olduğundan anesteziye ait bir terslik olma olasılığı azdır. Hastalar sezaryen doğum sonrası genellikle kolay iyileşir. Ameliyat sonrası günde aksi bir durum olmadıkça, sulu gıdalar başlanır, ayağa kalkma sağlanır. İdrar yollarında sonda varsa çıkarılır. Daha sonraki günde de barsaklardan gaz çıkarması varsa normal fakat hazmı kolay gıdalara geçilebilir. Hasta genellikle sorun yoksa ameliyattan sonra 3. ve 5. günler arasında eve gönderilebilir.

Sezaryenden Sonra
Evde ağır işler yapılmamalı, en az altı ay aşırı eksersizden kaçınılmalıdır. Bunun nedeni rahim sarkmalarını ve yara yerinden fıtıkları önlemektir. Ameliyat sonrası günlerde yara yerinin ıslanmaması için banyo yapılması önerilmez. Bunun yerine vücut ıslak süngerle silinebilir. Ameliyattan sonraki 7. günden itibaren 40 gün sonrasına kadar ayakta duş alacak biçimde banyo yapılabilir. Cinsel ilişki ise 40 gün tamamlandıktan sonra olabilir.
Doğum biçimi için aile veya ilgili doktor tarafından keyfi bir seçim yapmak yanlış olacaktır. En iyisi doğum anında karar vermek, doğumun en sağlıklı olacağı yöntemi tercih etmektir.
  © 2007 Op. Dr. Serdar Sarı