SMA Hastalığı

SMA Hastalığı

SMA (Spinal Müsküler Atrofi) bebeklik, çocukluk veya yetişkin dönemde görülebilen, merkezi sinir sisteminin bel kemiği içindeki bölümünde hasara bağlı olarak bazı kaslarda küçülme ve güç kaybı yaratan genetik bir hastalıktır.

SMA hastalığı dünyada ortalama olarak her yüzbin canlı doğumda 10 bebek veya çocukta görülen bir hastalıktır. Bu hastalık nadir görülse de erken tanı veya tedavisinin zor olması ve etkilenmiş çocuklarda yaşamsal tehlike yarattığı için önemli bir hastalıktır. Toplumda SMA hastalığı görülme sıklığı genetik testler yapılarak azaltılabilir.

SMA Hastalığı Neden Olur?

Sağlıklı insanlarda sinir hücrelerinin (nöron) canlılıklarını sürdürmesi için gerekli olan SMN adlı proteinin üretilmesini sağlayan beşinci kromozom çiftinde SMN1 geni iki kopya ve SMN2 geni 2-6 kopya olarak bulunur. SMN2 geni tarafından üretilen SMN proteini yeterli miktarda değildir. Bir bebekte SMN1 geni anne karnında gelişim sırasında kendiliğinden mutasyona uğrayabilir. Bu durumda bebek doğduğunda diğer sağlam yapıda olan SMN1 geni doğru biçimde çalışarak SMN proteini üretmesi sayesinde SMA hastalığı belirtileri ortaya çıkmaz.

SMA hastalığında genetik bozukluğun baba ve anneden çocuklara geçiş biçimi.
(Büyütmek için tıklayın)

Bu kişilerde SMA hastalığı belirtileri görülmese de SMN1 genindeki mutasyonun kalıcı olması nedeniyle “taşıyıcı” durumda yaşamlarına devam ederler. Her ikisi de taşıyıcı durumda olan bir erkek ve kadın evlendiğinde doğan her dört bebeğin birinde SMA hastalığı ortaya çıkabilir. Bu hastalık olan bebek ve çocuklarda SMN1 adlı genin değişim (mutasyon) nedeniyle SMN proteini üretimi yapamaz. Beşinci kromozomda bulunan SMN2 genlerinin SMN proteini üretimi çok yetersiz olması yüzünden vücutta SMN eksikliği engellenemez. Sonuçta SMN proteini üretimi yeterli olmaması nedeniyle omurga içinde hareketle ilgili sinir hücrelerinde işlev bozukluğu ortaya çıkar.

SMA hastalığı olan bebek ve çocuklarda SMN proteinin üretilmemesi yüzünden omurga içinde bulunan merkezi sinir sisteminin devamı olan omurilikte kas hareketleriyle ilgili sinir hücrelerinde işlev bozuklukları oluşmaya başlar. Bu nedenle bu sinirlerin hareket için uyarı sağladığı boyun, kol, bacak kaslarında hacim olarak küçülme (atrofi) ve ayrıca solunum kaslarında kuvvetsizlik oluşur. Sonunda kaslarda erime nedeniyle hareket bozuklukları ve solunum kaslarının çalışmaması sonucu yaşamsal tehlike ortaya çıkar.

SMA Hastalığı Belirtileri

SMA hastalığının beş farklı tipi vardır ve belirtiler buna göre değişebilir.

SMA Tip 0 – Hastalığın en nadir görülen ve en ağır seyreden tipidir. Bebeklerde henüz anne karnındayken belirtiler başlar, örneğin bebek hareketleri azdır. Bebekler doğduğunda eklem sorunları, kas gücünde zayıflama ve nefes almada zorluk görülür. Bu bebekler doğumdan sonra uzun süre yaşayamazlar.

SMA Tip 1 – (Werdnig–Hoffmann Hastalığı) Bu tipte hastalık oldukça ağır seyreder, çocuk yardımsız başını dik tutamaz veya oturamaz. Kollar, bacaklar güçsüzdür ve yutma zorluğu görülür. Göğüs kafesindeki kasların etkilenmesi sonrasında çoğu çocuk iki yaşına gelmeden yaşamını kaybedebilir. Bu tipte SMA hastalığı olan çocuklar uygun tedavi ve bakım ile yetişkin yaşa gelebilir.

SMA Tip 2 – (Dubowitz Hastalığı) SMA hastalığının bu tipi 6-18 aylık bebeklerde görülür ve belirtiler orta veya ağır derecede olabilir. Bebeklerin bacak kasları kol kaslarına göre daha güçsüzdür, yardım ile oturabilir, ayakta durabilir veya yürüyebilir.

SMA Tip 3 – (Kugelberg-Welander Hastalığı, Adölesan SMA) Hastalığın belirtileri çocuklar 2-17 yaşları arasındayken başlar. Bu tip SMA hastalığının en hafif biçimidir. Çocuklar kendi başlarına ayakta durabilir, yürüyebilir fakat koşma, merdiven çıkma ve sandalyeden kalkma gibi hareketleri yapamaz. Bu çocuklarda daha ileri yaşlarda hareketler giderek kısıtlanabilir ve tekerlekli sandalye gerekli olabilir.

SMA Tip 4 – Bu tip SMA hastalığı yetişkin yaşta başlar ve belirtiler hafif olarak görülür. Örneğin kas güçsüzlüğü, titreme ve solunum zorlukları ortaya çıkabilir. Belirtiler yaşam boyu devam eder fakat spor yapmak veya fizik tedavi ile sorunlar çok azalabilir.

SMA Hastalığında Kesin Tanı

Bir çocuk uygun yaşa geldiği halde başını dik tutamıyorsa, yürümesinde gecikme ve solunum zorlukları varsa SMA hastalığından şüphelenmek gerekir. Kesin tanı için genetik test ve kasların zedelenmesini gösteren kan testleri yapılır. Hastalık olan çocuklarda sağlık durumunun belli olması için elektromyogram (EMG), manyetik rezonans (MR) ve kas biyopsisi gibi başka tanısal tetkikler gerekli olabilir.

SMA Hastalığı Tedavisi

SMA hastalığında ayrıca solunum ve beslenme zorluğu için destekleyici yöntemler kullanılır. Kaslar ve kemiklerdeki sorunlar için fizik tedavi ve ameliyatlar gerekli olabilir. Bu geleneksel tedavi yöntemlerinin yanında SMA hastalığı için yakın zamanlarda onaylanan modern ve başarılı tedavi seçenekleri de vardır.

Risdiplam (Evrysdi™ – Roche) beşinci kromozomda bulunan SMN2 geninde SMN proteini üretimini artıran bir ilaçtır. Bu ilaç 2 aylıktan daha büyük bebekler ve çocuklarda ağızdan alınarak kullanılabilir. Bu ilacın etkisi üzerine yapılan çalışmalarda SMA hastalığına bağlı belirtileri % 40 kadar azaltabildiği görülmüştür.

Nusinersen (Spinraza® – Biogen) beşinci kromozomda bulunan SMN2 geninde SMN proteini üretimini artıran bir ilaçtır. Nusinersen her yaştaki SMA hastasında dört haftada bir sadece bel kemiği içine enjekte edilerek kullanılır. Bu ilacı kullanan hastaların %40 kadarında belirtilerde iyileşme görülmektedir.

Onasemnogene abeparvovec-xioi (Zolgensma® – Novartis) SMA hastalığının genetik olarak tedavisinde kullanılan onaylanmış bir ilaçtır. Bu ilaç hasta çocuğa enjekte edildiğinde bir taşıyıcı virüs aracılığı ile beşinci kromozomda bulunan mutasyona uğramış SMN1 geni yerine sağlam genetik yapı yerleştirilir. Böylece sinir hücrelerinde SMN proteini üretimi yeniden yeterli miktarda başlamış olur. Bu ilaç sadece iki yaş altındaki SMA hastalığı olan çocuklarda kullanılmaktadır.

SMA Hastalığından Korunma

SMA hastalığı tanısı kolay değildir ve kesin tedavisi yoktur, bu yüzden toplumda taşıyıcı olan kişileri genetik testler ile saptamak çok önemlidir. Bu nedenle evlilik öncesinde diğer testler yanında SMA hastalığı genetik testi de yapılmalıdır. Böylece iki taşıyıcı bireyin evlenerek SMA hastalığı olan bir çocuk sahibi olması engellenmiş olur. Bunun yanında yenidoğan bebeklere yapılan testlere SMA hastalığı genetik testi eklenmesi durumunda erken tanı mümkün olacak ve tedavi daha etkili olacaktır.Son

Op. Dr. Serdar Sarı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı